hadi sen kendi adını söyle şimdi...

22 Ağustos 2011 Pazartesi

çok küçükmüşüm

Aynaya baktığımda sanki başka biriyle selamlaşıyorum. Başka biriyle bakışıyorum. Sanki tanıdığım, alışık olduğum o şımarık ukala kız yok. Daha çok durgun yorgun argın biri var. Yaşlanmış, kafası fazla sesi kaldıramayan bir kız. Kız kelimesi bile çok eskilerde kalmış sanki onun için. Cinsel anlamda değil mental anlamda. Kadınlığın yaşlılığı çökmüş gözlerine. Gözlerinin altı hafif morarmış, çizgileri belirmeye başlamış en ufak ışıkta bile. Gülümseyişi daha bir suskunlaşmış artık. Sakinleşmiş tavırları. Kalbi daha çok ağrımaya başlamış, panik atak başlangıcı... Susmaya başlamış çenesi daha az konuşur olmuş. İnsanları kırmaktansa boş yere susup oturmayı tercih eder olmuş. Aynaya bakınca eskisi gibi rahat rahat saatlerce konuşamıyormuş artık. Konuşacak ne varmış ki onun için artık? Aynayla susuyorlarmış karşılıklı saatlerce. Ama kendisini küçük şeylerle mutlu etmeye başlamış eskisi gibi. Çocukluğundaki gibi basit olmaya başlamış. Rahatlayabildiği bu tek ortamda hep yazmış yazmış silmiş çünkü onu izleyen dinleyen insanlar varmış. Kimin umrundaymış mesela şimdi? Kimsenin.Kimse beni görmez, duymaz, bilmezse ben daha mutlu olurum. Ben... Dünyada insan kafasının ürettiği en ilginç kelimedir bana göre. En iki yüzlü tabii. Neden mi? Hem bencilliği hem de öze dönüşü başka hangi kelimeyle ifade edebilirsiniz? Yaa... İnsanın kafası karışıyor.Karışmamalı oysa... İnsan ne kadar dürüst olabilir ki? Tartışılır. Farkettim ki halen ipin ucu nereye giderse sonuna kadar takip ediyorum halen. Bu kadın bir de bundan vazgeçse? Ne güzel olmaz mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.